2010 SBS SINAV TAKVİMİ
-Seviye Belirleme Sınavı (8. sınıf) : 5 Haziran 2010
-Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (8. sınıf) : 5 Haziran 2010
-Seviye Belirleme Sınavı (7. sınıf) : 6 Haziran 2010
-Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (7. sınıf) : 6 Haziran 2010
-Seviye Belirleme Sınavı (6. sınıf) : 12 Haziran 2010
-Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (6. sınıf) : 12 Haziran 2010
A-SINAV KAYGISI NEDİR ?
Sınav Kaygısı Neden Oluşur?Nasıl Ortaya Çıkar? Endişe ve Yoğun Duygulanım Nedir?
Sınavın öğrenciye yaşattığı kaygının ilk adımı, gireceği sınava farklı anlamlar yüklemesi ile başlar:
Bu sınavda başarılı olamayacağım.
Bu sınavda başarısız olmak benim başarısız birisi olduğumu gösterir.
Bu sınavda başarısız olursam anne-babama ne derim.
Bu sınavı kaybedersem bir daha asla başarılı olamam.
Bu sınavı kaybedersem arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin yüzüne nasıl bakarım. Bu sınavda başarısız olursam herkesin benim hakkımdaki düşüncesi değişir ….vb.
Bu düşünceler kaygının endişe boyutunu dile getiren cümlelerdir. Endişe performansa yönelik süreçtir ve sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerle ortaya çıkar.
Ayrıca, öğrencinin aşağıda belirtilen fizyolojik şikâyetleri;
Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi,
Midem bulanıyor,
Elim ayağıma dolanıyor,
Bütün öğrendiklerimi unuttum,
Gözlerim kararıyor, terliyorum, başım dönüyor,
Nefes alamıyorum,
Ellerim titriyor, uyuşuyor vb. şikayetler ile ortaya çıkan, sınav kaygısının yoğun duygulanım boyutudur.
Endişe ve yoğun duygulanım, aşırı derecede ve öğrencinin kendi başına başa çıkamayacağı bir durum hâlini aldığında, öğrenilen bilgilerin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanmasına engel olur. Bu yaşanılan SINAV KAYGISI dır.
B-SINAV KAYGISININ BELİRTİLERİ Zihinsel Belirtileri Zihinsel belirtiler, daha çok sınav kaygısını tetikleyen düşüncelerden oluşmaktadır. Bu düşünceler “yapamayacağım, başaramayacağım, arkadaşlarıma ve öğretmenlerime rezil olacağım, vb.” gibi felaket ve her şeyin sonu yorumları nedeniyle, panik olma, ders çalışmada dikkatini toplayamama, uzun süreli konsantrasyon sağlayamama, uykusuzluk, unutkanlık, bilgileri organize etmede zorluk, konuları hatırlamada zorluk, sabırsızlık yaşanır.
Fizyolojik Belirtileri Uykusuzluk, çarpıntı, kabus görme, korku, terleme, mide bulantısı, kusma, ağız kuruluğu, terleme ya da titreme, ateş basması, baş ağrısı ya da dönmesi, yüz kızarması, göğüste sıkışma, nefes alıp vermenin hızlanması, sürekli idrara çıkma ihtiyacı duyma, ellerin terlemesi…
Duygusal Belirtileri Gerginlik, sinirlilik, öfke, karamsarlık, korku (bildiklerini unutma korkusu), endişe (sürenin yetmeyeceğine ve olumsuz düşüncelerden kaynaklı), panik, kendine güvenin azalması, mutsuzluk, isteksizlik,boşverme….
Bu belirtiler sadece SBS gibi uzun süreli hazırlık sürecinden geçilerek girilen sınavlara hazırlanırken görülen belirtiler değil; tüm sınavlar için sınav günü yaklaştıkça, sınav günü ve sınav anında da genelde yoğunlaşarak hissedilen duygular olduğu yapılan araştırmalarla desteklenmektedir. Öğrenciler sınav öncesi sınava bir türlü başlayamadıklarını, okurken soruları anlamada güçlük çektiklerini; ancak sınavın sonlarına doğru bu duyguların azaldığını sıklıkla ifade ederler.
Sonuçta hemen hemen hepimiz sınavlardan önce ve sınav sırasında gerginlik ve heyecan hissedebiliriz. Bu aslında motive edici ve çalışmak için uyarıcı olabilir. Ancak aşırı yoğunlaştığı zaman yukarıda söz edilen belirtiler görülür ve bu belirtilerde olumsuz sonuçlar yaratabilir. Bu yüksek kaygı dikkatin bölünmesine yol açar ve başarısız olunacağı inancını tetikler.
Sınav başarısının düşmesinde endişenin etkisinin yoğun duygulanıma oranla daha fazla olduğu bilinmektedir. Endişenin yol açtığı olumsuz düşünceler, öğrencinin sınava odaklanmasını sağlayan zihinsel enerjinin hedefinden uzaklaşarak, dağılmasına yol açabilir ve öğrencinin performansı var olan potansiyelinin çok altında kalır.
C-KAYGIYI ARTIRAN DURUMLAR NELERDİR?
Yaşam Şekli İle İlgili Nedenler
Fizyolojik ihtiyaçların karşılanamaması sonucu oluşabilecek uykusuzluk, yanlış beslenme, yeterince dinlenememe gibi durumlar dikkatin yoğunlaşmasını engellediğinden, hata yapma olasılığını artırır ve öncelik verilmesi gereken sorumlulukların ihmal edilmesine yol açabilir,
Bilgi İhtiyacı Doğru sınav stratejilerini ve verimli çalışma metotlarını bilmeme, ön bilgi eksiklikleri, kaygı azaltma tekniklerinin ne zaman ve nasıl kullanılacağının (çalışırken, sınavdan önce, sınav sırasında) bilinmemesi durumu.
Çalışma Tarzı
Yetersiz ve etkisiz çalışma, tutarsız ve ilgisiz konulara çalışma, dikkatin yoğunlaşamadığı bir ortamda çalışma, çalışmaya zamanında başlayamamaktan dolayı yeterince hazır olmama düşüncesi ya da yeterince zaman ayrılsa bile zamanın verimli kullanılmamasından dolayı konuların eksik kalması, tekrar yapma fırsatının olmaması gibi nedenlerle sürekli sınav kaygısı yaşama ve hazır olmadığını hissetme.
Psikolojik Faktörler Akılcı ve gerçekçi olmayan olumsuz düşünce ve inançlar(Bu sınav son şansım, kazanamazsam hayatım biter, annem babam beni öldürür, başkaları ne düşünür, annebabamı utandıracağım).
Performans ile ilgili olumsuz özeleştiriler(Herkes benden daha zeki, ne yaparsam yapayım kazanamayacağım).
Gerçekçi olmayan talepler (Potansiyelinin çok üstünde beklentiye girmek, bu başarıyı elde edemediği takdirde). Gerçekleşebilecek sonuçlara ilişkin olumsuz tahminler (Bu sınavı kaybedersem hayatımdaki her şeyin sonu olur, bir daha hiçbirşey düzelmez).
D-KAYGIYI ARTIRAN ANNE BABA TUTUMLARI
Sayın anne-babalar;
Çocuklarınızdan çok erken yaşlardan itibaren sürekli ve performansının üzerinde başarı beklemeniz ve bunu sık sık tekrarlamanız, Herhangi bir başarısızlık ve yetersizlik durumunda olumsuz eleştirmeniz, olumsuz sıfatlar takmanız (ki çocuklarınız kendisine atfettiğiniz sıfat vebaşarısızlıkları benimseyip, kabullenebilir), Çocuğunuzun çalışma yöntemi ve zaman planlamasına yönelik yaptığınız olumsuz eleştiriler (Bu kadar çalışma ile hiçbir şey yapamazsın),
Sınavı kazanamadığı takdirde çocuğunuzun gelecekteki yaşantısının nasıl olacağına ilişkin tahminleriniz (Eğer kazanamazsan iyi bir mesleğin olamaz, her şey biter, nitelikli bir işe sahip olamazsın), Sınavın sizin ve çocuğunuz açısından bir kişilik ölçüsü olarak görmeniz (Hepimiz rezil oluruz), Onun yaptığı ve elde ettiklerini takdir etmeyip, daha iyisini yapmasını istemeniz, onu başkaları ile kıyaslamanız (bu şekilde çocuğunuzda gelişmesine neden olabileceğiniz mükemmeliyetçi ve rekabetçi kişilik yapısı kaygıyı artırır) gibi tutum ve davranışlar sınav kaygısının artmasına ve baş edilmesi zor bir hâl almasına neden olmaktadır, Ayrıca; Sizin kaygınız yoğun oldukça çocuğunuzun da kaygısı artacaktır. Dolayısıyla sınav başarısı konusunda yaşadığınız kaygı çocuğunuzun performansını düşüren bir nedene dönüşebilmektedir.
Sınav hazırlığında nelere öncelik verileceği, eksikliklerin nasıl tamamlanacağı ve sınavda gösterilen performansın ne olacağı konusu siz söz ettikçe, çocuğunuzu da kaygılandırıp, onun dikkatini dağıtacaktır,
E-SINAV KAYGISININ ÖĞRENME ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Kaygı Başarıya Düşman Mı Dost Mu? Kaygı Hiç mi Olmamalı? Hangi Noktadan Sonra Esaret Başlıyor?
Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Bu süreçte yaşamdan haz duyulabilmesi, hedef ve beklentilerin belirlenmesi ve kişinin yaşam enerjisini artırması için
bir parça kaygı taşıması gereklidir. Bu nedenle kaygıyı hayatımızdan tamamen çıkartmak yerine, onunla mücadele ederek kontrol altında tutmak, onun varlığından faydalanmak gerçekçi bir çözüm olacaktır.
Normal düzeydeki bir kaygı kişiye; istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Hiç kaygı yaşamadığımız durumlarda ise, yapılacak olan işi elden geldiğince iyi yapmak için içimizde bir istek oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olmaktadır.
Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve beklenen performansa erişemez.
F-SINAV KAYGISI İLE BAŞ ETME
F-1 ÖĞRENCİLERE ÖNERİLER Sınav başarısı ilk amacınız olabilir , tek amacınız olmamalı.
Sınav Kaygısı ile Baş etmede Temel Adımlar
Verimli çalışma
Sağlıklı yaşam biçimi
Doğru bilgi
Olumlu ve gerçekçi Düşünceler
Doğru sınav strateji ve teknikleri
Tutum ve alışkanlıkların değiştirilmesi
Kaygı azaltıcı zihinsel ve fiziksel egzersizleri tanıma
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI
1.Ne İstediğini Belirleme H-ETKİN DİNLEME
Etkin dinleme; söylenenleri önemsemek, kavramak ve değerlendirmektir. Etkin dinleme için yazılı kaynaklar aşağıdaki uygulamaları önermektedir.Dinlediğiniz kişiye ya da duruma bakın. Dinlediğinizin ana fikrini kendi düşüncelerinizle ve cümlelerinizle sorgulayın.
2. Planlı Çalışma
3. Zamanı Etkili Kullanma
4. Ders Çalışmayı Engelleyici Şartları Kontrol Etme
5. Ön Hazırlık Yapma
6. Not Alma
7. Araştırma Yapma ve Destek Materyallere Başvurma
8. Tekrar Etme
9. Verimli Okuma
Dinlediğiniz kişi ya da durumlarda önemli olduğu işaret edilen, tekrar edilen, dikkat çekilen konulara daha çok odaklanın ve bu işaretleri kendi düşüncelerinizle tekrar sorgulayarak hatırlamanızı sağlayın. Söz edilen ipuçlarına örnek verecek olursak “başlıca, burada dikkat edilmesi gereken, asıl önemli olan, özetle, bununla birlikte“ gibi sözlerle başlayan cümleler sizin ana fikir oluşturmanızda ipuçlarınız olabilir.
Etkin dinlemede en önemli unsur katılımdır. Dinlerken fiziksel onay ya da sözlü olarak katılım sağlayın, aynı fikirde olduğunuzda ya da onayladığınızda başınızla ve yüz ifadenizle onay verin, anlamadığınızda sorgulamayı yüksek sesle yaparak araştırıcı olun, soru sorun, cevabı dinleyin. Dinlerken, anlamaya çalışırken, ana fikri bulmaya çalışırken de sorgulamanızı arada soru sorarak yaparsanız etkin dinlemeyi aktif katılım ile pekiştirmiş olursunuz.
Not tutun. Dinleme yoluyla edindiğiniz bilgiler çabuk silinebilir; anladıklarınızı kendi cümlelerinizle not almanız, dinlediğinizden anladığınızı tekrar ederek, daha uzun süre aklınızda kalmasını sağlayacaktır.
İyi bir dinleyici olmak için not tutmak, not tutmak için de iyi bir dinleyici olmak gerekir.
I-KONSANTRASYONUN ARTIRILMASI
Pek çok öğrencinin en fazla şikayetçi olduğu konu sınav hazırlığına yeterince odaklanamama, kendini verememe olarak belirlenmiştir. Konsantrasyon sağlamanız, hem hedefe ulaşmada hem de kendinizi vererek çalışma ile daha kısa sürede öğrenerek zamandan kazanmada size yardımcı olacaktır.
Uzmanlar çalışmaya odaklanmanızda şunları önermektedir:
Neleri yapabileceğinizi iyi bilin, ve bireysel yetenekleriniz doğrultusunda gerçekçi bir hedef belirleyin. (Hangi okula girebileceğiniz konusunda gerçekçi olun, gerçekleştiremeyeceğiniz hedefler koymanız sizi hayal kırıklığına uğratabilir, gerçekçi hedefler sizi başaramayacağınız yolunda olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır, başaracaklarınız konusunda cesaretlendirir.).
Hedefinize yönelik çalışma planı hazırlayın.
Hazırladığınız plana beklenmedik durumlar dışında uymaya çalışın.
Bedeninizi ve zihninizi dinlendirin, dinlenmiş olduğunuz saatleri çalışmak için belirleyin.
Hangi konularda kendinizi eksik bulduğunuzu belirleyin, bu konularda güçlü olduğunu hissettiğiniz bireylerden yardım alın. Öğretmen ve arkadaşlar.
Dersleri iyi olan arkadaşlarınızla işbirliği yapın, gerekirse takım çalışmasına ortak olun.
Çalışmanızı engelleyen olumsuz düşünce ve kaygılarınızı düzenli çalışarak ve sizde kaygı uyandıran konularda destek alarak gidermeye çalışın.
Sınava hazırlık sürecini stres verici bir süreç olmaktan çok öğrendiklerinizin size hayatınız boyunca destek verecek bilgiler olduğunu düşünerek sevmeye çalışın.
Ders çalışırken konsantrasyonunuzu olumsuz etkileyecek ortamlardan uzak durun (gürültü, kalabalık, TV, bilgisayar vb).
Ders çalışırken başka işlerle ilgilenmeyin.
Çalışmada size destek verecek araç gereci temin edin.
Çalışma sırasında ihtiyaç duyduğunuzda kısa süreli olarak dinlendirici etkinliklere yer vererek dikkatinizi toplayın, zihninizi rahatlatın.
Kaçınılmaz olarak karşılaşacağınız, doğal sayılabilecek gürültüleri takmamaya çalışın (dışardan gelen ses vb.)
Hedefinizi sık sık kendinize hatırlatın.
Uykunuzu getirecek ortamlardan kaçının.
Aynı türden konuları ve dersleri peş peşe çalışarak dikkatinizin dağılmasına ve sıkılmanıza fırsat tanımayın.
J-MOTİVASYON ARTIRMA YOLLARI
Motivasyonu artıran en önemli etken, çalışmayı ihtiyaç olarak görmenizdir.
Çalışma sonunda kazanacaklarınızı düşünün.
Çalışma ihtiyacınız olan başarıyı elde etmenizde en önemli faktördür.
Hedefinizi iyi belirlemiş iseniz, başarabilirsiniz. Yapabilecekleriniz konusundaki gerçekçi hedefleriniz çalışmanız ile elde edebileceklerinizdir. Bunu unutmayın.
Çalışma sonunda kendiniz için bir ödül belirlemede motivasyonunu artırır. Çok istediğiniz bir şeyi çalışma sonunda yapmayı düşünmek, kendiniz için bir ödül belirlemektir.
Merak motivasyonunuzu artırır. Sizi meraklandıran konuları araştırın, öğrenin. Bunda en sevdiğiniz derslerden yararlanabilirsiniz.
lgi de motivasyonunuzu artırır. İlgi duyduğunuz konu ve dersleri belirleyin. Daha sonra ilgi alanlarınızı artırın. Öğrendiklerinizi hayatınızda uygulamaya çalışın.
K-ANNE BABALARIN GÖSTERMESİ GEREKEN UYGUN TUTUMLAR ANNE BABA OLARAK OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİNİZİ OLUMLUYA ÇEVİRİN
Sınav öncesi, sınav anı ve sonrasına yönelik gerçekleşebilecek olumsuzluklara odaklanmayın. Her şeyin normal olacağını, bazı tersliklerin herkesin hayatında gerçekleşebileceği kadar gerçekleşme şansı olduğunu düşünün ve sınav sonucunun olumsuz olmasının telafisi mümkün olmayan bir terslik olduğu düşüncesini terk edin.
DESTEKLEYİCİ OLUN
Bu zor dönemde çocuğunuzu her zaman destekleyin, ona ilgi gösterin.
GERÇEKÇİ OLUN
Çocuğunuzdan beklentiniz gerçekçi olsun. Onun bireysel yeteneklerini ve farklılıklarını iyi tanıyın, neyi başarıp neyi başaramayacağını doğru değerlendirin. Yapamayacaklarını söyleyip yargılamak yerine yapabilecekleri konusunda çocuğunuzu CESARETLENDİRİN .
OLUMLU OLUN
Sizin sınava ilişkin olumsuz düşünceleriniz onu kaygılandırır, ona olan güveniniz onun özgüvenini artıracaktır.
KIYASLAMA YAPMAYIN
Çocuklarınızı hiçbir zaman başkaları ile kıyaslamayınız. Çocuğunuzun, diğerlerinden farklı bir kişiliğe ve kapasiteye sahip ve kendi istekleri olduğunu düşünün. O başkalarının yaptığını yapamayabilir; ancak sizin çocuğunuzun da başkalarının başaramadığı bir şeyleri yapabileceğini aklınıza getirin. Bu nedenle çocuklarınızı kendi istekleriniz doğrultusunda zorlamayınız. Sizi tatmin edecek bir başarının onu mutlu edeceğinden emin olmadan hareket etmeyin.
“SEN DİLİ” YERİNE “BEN DİLİ” Nİ KULLANIN
“Sen zaten böylesin, bu sonuç normal.” gibi bir sen dili yerine “Bu sonucun nedenini anlayamıyorum, bunu paylaşabiliriz.” gibi kendinizi de olaya ortak eden ve paylaşan bir cümle daima onun her türlü sorununu sizinle paylaşma konusunda cesaretlendirir.
MOTİVE EDİCİ OLUN
Aile olarak çocuğunuzun başarısını arttırmak yolunda yaptığınız davranışlar ve gösterdiğiniz tutumlar amacınız dışında gelişebilir, yani başarısını arttırmak yerine motivasyonunu düşürebilir.
SınavKurdu Eğitim&Bilişim


